Hindistan 10 dolara dizüstü peşinde

Gelir seviyesinin son derece düşük olduğu ülkelerden olan Hindistan yine bir teknolojik devrim peşinde! Hindistan bünyesinde bulundurduğu büyük yazılım geliştirici potansiyeliyle genelde Türkiyeye örnek gösterilen bir ülke. Yazılım geliştiricilerin ağırlıkta olduğu ve bu sayede donanımlardan daha fazlasını elde etmeyi mümkün kılan ülkenin bilgisayarlaşma sürecini tabana yayma çabası bizim için yeni bir haber kaynağı oldu.

Delhiden gelen resmi açıklamada üst düzey eğitimde kullanılmak üzere 10 dolara satılması planlanan bir dizüstü bilgisayar geliştiriliyor. Ultra düşük maliyetle dizüstü bilgisayar geliştirme süreci Hindistan Teknoloji Enstitüsünde yürütülüyor.

Bir konferansla duyurulan 10 dolarlık dizüstünün konfigürasyonu hakkında hiçbir bilgi verilmezken 10 dolarda hükümetin bir sübvansiyonu olup olmadığı da açıklanmadı. 1.13 milyar nüfusun sadece 4.38 milyonunun genişbant internet abonesi olduğu Hindistanda amaç bilgisayar ve internet kullanım penetrasyonunu olabildiğince hızlandırmak.

Turkcell ile tonla kazan

Yapılan arama sırasında müzik dinleme hizmeti ÇalarkenDinlet artık reklam da alıyor.

Turkcell’in arama sırasında arama sesi yerine müzik dinletme hizmeti olan ÇalarkenDinlet artık telefon sahiplerine kazandırıyor.

TonlaKazan, Turkcell ÇalarkenDinlet abonelerine arandıkça kontör/dakika kazandıran bir sistem. Aranan numara telefonu açana kadar çeşitli firmaların reklam müziklerini dinleten bu hizmet, aranana her dinleme için faturasız hatlara 1 kontör, faturalı hatlara ise 15 saniye kazandırıyor.

Hizmet günde en fazla 5 kontör, ayda en fazla 90 kontör kazanırıyor.

Servise üye olmak için Turkcell ÇalarkenDinlet Abonesi olma önkoşulu kapsamında, Turkcell ÇalarkenDinlet abonelik bedeli olan aylık 6 Kısa Mesaj / 12 Kontör alınmaktadır.

TonlaKazan hizmeti ile ayrıntılı bilgi için http://www.tonlakazan.com’a bakabilirsiniz.

Weblebi.com kapandı

Türkiyenin büyük online alışveriş siteleri arasında yer alan Weblebi.com iflas ettiği açıkladı. Temmuz ayının başlarından beri söylentiler piyasada dolaşıyordu ama birçok kullanıc bu söylentilere kulak asmadı. Ama olan oldu. Bir süredir şikayet mesajlarına cevap veremeyen online alışveriş sitesi iflas ettiğini açıkladı. Ve web sitesinin yayınını durdurdu. Gelen resmi açıklamayaı siz değerli okurlarımıza sunuyoruz.

Sayın Müşterilerimiz,

2003 yılından beri faaliyet göstermekte olan Weblebi.com, maalesef son dönemdeki bazı olumsuz olayların neticesinde ticari hayatını 05.08.2008 tarihinde sonlandırmak zorunda kalmıştır. Maalesef Türkiye’nin ve dünya piyasalarının içinde bulunduğu ekonomik zorluklar ve özellikle son dönemde internet alışveriş sektöründe bazı önemli firmaların zora girerek faaliyetlerine son vermeleri, ürün tedarikçilerinin ve bankaların sektöre olumsuz bakmalarına sebep olmuş ve tüm bunlar zincirleme olarak firmamızı faaliyetlerini sürdüremez duruma getirmiştir.

Sadece 2008 başından bugüne kadar 30.000′den fazla siparişi başarıyla sorunsuz olarak müşterilerine teslim etmiş olan Weblebi.com, yakın dönemde sınırlı sayıda siparişi teminci firmalarla yaşanan sıkıntılardan dolayı müşterilerine teslim edememiştir.

Her zaman müşteri memnuniyetini en yüksek seviyede tutmayı ilke edinmiş olan firmamız, bu durumdan alışveriş yapmış siz müşterilerimizin herhangi bir zarar görmemeleri açısından sizi haklarınız konusunda bilgilendirmek istemektedir.

Aşağıdaki adımları uygulamanız durumunda, verdiğiniz siparişle ilgili bir mağduriyetiniz olmayacaktır:

1. Öncelikle, vermiş olduğunuz siparişin kargoya verilip verilmediğini Weblebi.com sipariş takibi sayfasından kontrol ediniz. http://www.weblebi.com/Siparislerim.aspx
2. Şayet verdiğiniz siparişiniz Weblebi.com tarafından henüz kargo şirketine teslim edilmemişse, tüketici olarak öncelikle yapmanız gereken sitemizden yapmış olduğunuz alışverişte kullandığınız kredi kartının bağlı olduğu banka kart merkezine faks ile bir HARCAMA İTİRAZ dilekçesi göndererek ilgili tutarın kredi kartınıza iade edilmesini talep etmektir.
3. Mastercard/Visa kuralları gereğince eğer siparişinizin kargo fişi ibraz edilemiyorsa, bankanız kredi kartınıza bu meblağı iade edip, firmamız hesabından ilgili tutarı tahsil etmekle yükümlüdür. Bu açıdan her durumda siz tüketici olarak mağdur olmadan sipariş tutarınızın tamamını iade olarak alabileceksiniz.
4. Daha önce satın almış olduğunuz ve size teslim edilmiş tüm ürünler üretici ya da ithalatçı firma garantisi altındadır. Yasal garanti süresi içersinde herhangi bir sorun yaşamanız durumunda, üretici ya da ithalatçı firma ürününüzdeki kusuru telafi etmekle yükümlüdür.

Tarafınıza yaşattığımız bu olumsuz durum için çok özür diler, bu konuda her türlü sorunuz için bundan sonra bilgi@weblebi.com adresine mail atabileceğinizi belirtmek isteriz

Internet, Türk Telekom ve Türkiye

Telekom özelleşene kadar 1998-2005 arası her yıl cirosunun % 41.1′i kadar yatırım yaptı. Peki acaba son 2 senedir bu yatırımlar ne durumda? Ne zaman gerçek fiyata gerçek hızlı internet kullanacağız?

Mahmut Kurşun
kursun@pcmag.com.tr

Internet artık hayatımızın ayrılmaz bir parçası. Elektrik ve su hayatımızın nasıl ayrılmaz öğeleri ise yeni ekonomik düzende bilgisayarsız ve internetsiz bir hayat artık mümkün gözükmüyor, tabii ki ben bu diyarlardan gideceğim, inzivaya çekileceğim demiyorsanız…

Dünya tarihinde ticaretin gelişmesi ulaşım yolları ile çok yakından ilgili, ne kadar geniş ve farklı yoldan iki nokta arasında ulaşım sağlanabilirse o kadar çok insanların iletişim sağlamaları, mal ve hizmet alışverişi kolaylaşmakta, ve bu sayede ekonomik büyümeye katkı sağlanmaktadır. Artık iletişim kurmanın vazgeçilmez yollarından biri internet. Dolayısı ile gerçek dünyadaki geniş otobanların internet dünyasındaki karşılığı genişbant internet. Şöyle ki ülkemizde 1996 senesinde bir internet servis sağlayıcı 64 KB internet çıkışı ile hizmet verebilirken, şimdi evimize 2 Mbit’lik internet bağlantıları alabilmemiz mümkün. Bakıldığında ülkemizin bu konuda ne kadar inanılmaz geliştiği düşünülebilir, doğrudur ama Türkiye dünyadaki 193 ülkeden sadece biri, ve genele bakıldığında maalesef hala en gerilerdeyiz. Yorumlar farklı olabilir, ama rakamlar yalan söylemez. Geçtiğimiz günlerde 319 sayfalık 2007 OECD İletişim Raporu yayınlandı. Raporda kabaca mobil ve sabit hatlar telekomünikasyon pazarı ve internet altyapısı ile ilgili olarak OECD ülkelerinin durumları karşılaştırmalı olarak yayınlandı. Rapora göre Türkiye ile ilgili çok çarpıcı bulgulara rastlamak mümkün. Şöyleki her 100 kişi için toplam iletişim yolları (Analog ISDN ADSL Kablo Modem Mobil Hat) sayısında Türkiye sadece Meksika’nın önüne geçebilmiş vaziyette ve sondan birinci. Yine 2005 itibari ile DSL kapsama alanı OECD ortalaması † iken Türkiye  ile yine birinciliğini koruyor, ama sondan birinciliğini, bu sefer de komşumuz Yunanistan’ın önünde. Yani OECD ortalaması Türkiye ortalamasının tam 8.6 katı. OECD ortalama bağlantı hızı 16 Mbit’ken Türkiye yine onun sekizde birinde. Fakat Fransa Mbit başına 0.82 dolara hizmet sağlarken Türkiye Mbit başına 88.1 dolarla (Satınalma gücü paritesi ile ayarlanmış) bu sefer gerçek birinci. Sevinebileceğimiz tek nokta 2003 senesinde başlatılan ADSL yatırım hamleleri ile 2003 Aralık ayında 56 bin olan ADSL abone sayımızı 2004 ve 2005′de sırasıyla 452 bin ve 1.5 milyona çıkarmış olmamız. Fakat üzülmemiz gereken nokta ise 2003 senesine kadar Kablo ve ADSL internet bağlantı sayıları eşit hatta Kablo bağlantısı önde iken bir anda Kablo internet bağlantısının tek kelime ile çökmesi. Tabii ki bunda ilgili Kablo şirketinin bağlı bulunduğu grup veya grupların da maddi olarak ciddi sarsıntı geçirmesi bu olayı körüklemiş vaziyette. Ve sonuç olarak baktığımızda internete bağlanma şekillerinde Kablo modem ile bağlanma OECD ortalaması 6.3 iken, Türkiye’de maalesef sadece %2. Bu da aslında Türkiye için enerjide olduğu gibi internet gibi önemli bir konuda da yine tek bir kaynağa bağlı olma durumunu getiriyor.

Şimdi gelelim işin en can alıcı kısmına. Kamu için Telekom yatırımlarının yıllık telekom gelirlerine oranı Türkiye’de 1998 — 2005 arasındaki dönem için OECD ortalaması olan “‘nin neredeyse 2 katı olarak gerçekleşmiş ve rakam A.1 olmuş. Bunun Türkçesi 2005 senesine kadar Telekom 8 sene içinde 3.3 yıllık gelirini şirkete yatırım olarak geri koymuş durumda. 2004 ve 2005 seneleri çıkarıldığında aslında bu oran R.4′e kadar çıkıyor. 2004 ve 2005 ortalaması ise sadece %7.2. Ve aslında bu sadece %7.2lik yatırım ADSL yatırımlarını karşılamaya yetmiş ki aynı dönemde ADSL kullanıcı patlaması yaşanıyor. Tüm bu rakamlara bakıldığı zaman ortaya sorulması gereken çok ama çok önemli bir soru çıkıyor. Türk Telekom fiili olarak 14 Kasım 2005 tarihi itibari ile özelleştirilmiştir. Acaba 2006 ve 2007 seneleri içinde Türk Telekom cirosunun yüzde kaçı kadar yatırım planlamış ve yapmıştır? En önemli soru budur.

Şu anda internet erişimi konusunda aslında bir nevi TEKEL konumunda olan Türk Telekom hali hazırda kampanyalarla fiyatlarını bir nebze olsun indirmiş olmasına rağmen rekabet kurulu kararından anladığımız kadarı ile bireysel kullanıcılara toptan fiyatın 2 altında satarak haksız rekabet ortamı yaratmıştır. Sanayi devrimini kaçırmış ülkemiz için internet çok ama çok büyük bir fırsattır. Buradaki otoyolların geniş ve güvenilir olması elektronik ticareti de ülkemizin yaratabileceği katma değeri de ciddi anlamda artıracaktır. Dolayısı ile Türk Telekom’dan özellikle Türkiye’nin en az Psini kapsayacak ADSL yatırımı yapmasını 2006 Mayısında getireceğiz dedikleri ADSL2 altyapısını ve bu sayede en azından OECD ortalamasında internet bağlantı hızına kavuşmayı istiyoruz. 2006 ve 2007 yatırım yüzdeleri kapsamında da gerekirse cirosunun %3-5lik bir kapsamını kamu yararına fiyat tarifelerinin iyileştirilmesi için istemek sanırım hiç de yanlış olmayacaktır. Devlet elinde bugüne kadar her sene A lik cirosu kadar yatırım yapmış firma aynı büyüklükte olmasa bile yine yatırımlarına devam etmelidir. Çünkü BT altyapısına harcanacak her dolar ülkemize misliyle yarar sağlayacaktır.

Bu ay biraz daha içinizi açacak şeylerden bahsetmek çok isterdim, ama basında raporun hep çerez noktalarının işlendiğini görünce yazmadan olmaz dedim. Sağlıcakla kalın.

GittiGidiyor.com’da transfer dönemi

Türkiye’nin en büyük online e-ticaret platformu GittiGidiyor.com üzerinde kendini satışa çıkararak dikkatleri üzerine çeken Fantastik forvet’ten sonra Konya Fenerbahçe Spor Kulübünde top koşturan genç libero İhsan da internet ortamında transfer olacağı kulüp arıyor. Türkiye’de e-ticaretin öncüsü GittiGidiyor.com, üst liglere transfer olmak isteyen futbolcuların seslerini duyurabilmeleri için onlara özel bir platform sunuyor. Geçtiğimiz aylarda GittiGidiyor.com üzerinde kendisini açık arttırmaya çıkaran ve 6.100 YTL teklif üzerine yeni kulübüyle sözleşme imzalayan Fantastik Forvet’in ardından Konya Fenerbahçe Spor’da oynayan genç yetenek İhsan Dağıdan, üçüncü ligde futbol oynamak üzere GittiGidiyor.com’da taliplerini bekliyor.

İhsan Dağ kendini ’sert ve rakip takımın forvet oyuncusuna şans tanımayan bir libero oyuncusu olarak tanımlıyor. Şu an ikinci amatör kümede top koşturan futbolcu 3. Lig’den bir takımla sözleşme imzalamak istiyor. Oynadığı 25 maçta 7 gol asisti bulunan Dağıdan, ‘tüm maçlarda banko oynadığını ve takımının değişmez ismi olduğunu’ iddia ediyor.

‘Üniversiteli genç stoper’ 500 YTL peşin ve aylık 500 YTL maaşla sözleşme yapmak üzere, takımını coşturacak, müthiş goller attıracak çevik ve iddialı bir libero oyuncusu arayan kulüpleri

Google

Google dünyanın en büyük arama motorlarından birinin ve geliştiricisi olan şirketin adıdır.

Stanford‘da doktora yapan iki öğrenci, Larry Page ve Sergey Brin, Google’ı 1998′de 25 milyon dolar yasal sermayeyle kurdu. Şirketin GooglePlex denen merkez ofisi Kaliforniya’da bulunur ve tüm dünyada 10,000 civarında kişi çalıştırır.[1] Şirketin sermaye ortakları, Kleiner Perkins Caufield & Byers ve Sequoia Capital’ı kapsıyor. Şirket ayrıca, içerik sağlayıcı firmalara özel web arama çözümleri de sunuyor.Google’ın piyasa değeri 2007 sonu itibariyle 219 milyar Amerikan dolarıdır.[2]Bu rakam ABD borsalarının en büyük 5. şirketi olduğunu göstermektedir.2005 yılı sonu ise değeri 114 milyar dolardı.[3]

Tarih ve Gelişim

Larry Page ve Sergey Brin başlangıçta tez çalışması olarak BackRub adlı bir arama motoru üzerinde çalışmaya başladılar. Amaçları dev bir bilgi yığını olan interneti kategorilemek ve arananları daha kolay bulunabilir bir hale getirmekti. Bunun için yeni bir teknoloji geliştirirler. Bu teknoloji ,interneti klasik motorlara göre daha farklı bir şekilde inceliyordu. Bu yüzden kısa sürede adları popüler olmaya başladı. Google başlangıçta google.stanford.edu adresinde faaliyete geçti ve depolama için kullanacakları terabytelık diskleri Larry’nin yurt odasına koyuyorlardı. Bu arada da projelerini ticari hayata geçirmek için girişimci aramaya başladılar. Yahoo’nun kurucusu David Filo ile bir görüşme ayarlanır.David onlara projelerini geliştirmelerini ve belirli bir noktaya geldikten sonra müşteri aramalarını tavsiye eder. Büyük şirketlerin ilgilerini çekemeyeceklerini anlayan ikili kendi başlarına devam etmeye karar alırlar. Ama bu seferde veri merkezi kurarken kullandıkları kredi kartları başlarına dert olmaya başlar. Bu sırada Sun Microsystems’in kurucularından Andy Bechtolsheim kendileriyle görüşmek ister. Fikri beğenir ve çok acelesi olduğundan Google adlı şirkete 100.000 dolarlık bir çek yazar. Ama böyle bir şirket var olmadığından parayı bir süre tahsil edemezler. Daha sonra yakınlarından topladıkları 1 milyon dolar sermaye ile 7 eylül 1998 de bir arkadaşlarının garajında Google’ı kurarlar. Aynı yıl Pc magazine adlı derginin Google’ı en iyi 100 site arasında göstermesi ve yılın en iyi arama motoru seçmesi arama motorunun popüleritesini katlamıştır.

Teknolojisi

Google’ın arama teknolojisi ve kullanıcı arabirim tasarımı Google’ı günümüzün ilk-nesil arama motorlarından farklı kılar. Sadece anahtar sözcük veya meta arama teknolojisi kullanmak yerine, Google en önemli sonuçları ilk getiren, gelişmiş PageRank™ teknolojisine dayanır.

PageRank ağ sayfalarının önemini nesnel bir ölçeğe uyarlar; bu 500 milyon değişken ve 2 milyar terimden oluşan bir denklemin çözülmesiyle hesaplanır. PageRank ağın çok sayıda bağlantılı yapısını düzenleyici bir araç olarak kullanır. Doğal olarak, Google, Sayfa A’dan Sayfa B’ye kurulmuş her bağlantıyı, Sayfa A’dan Sayfa B’ye bir “oy” olarak yorumlar. Google bir sayfanın önemini aldığı oylarla belirler. Google ayrıca oyu veren sayfayı da inceler.

Google’ın komplike ve otomatikleştirilmiş arama metodları, insan müdahalesine engel olur. Diğer arama motorlarından farklı olarak; Google, hiç kimsenin daha yüksek listeleme yapamayacağı ve ticari amaçla sonuçları değiştiremeyeceği bir şekilde yapılandırılmıştır.

Yönetim

  • Dr. Eric E. Schmidt, Yönetici ve Genel Müdür
  • Larry Page, İkinci Kurucu & Başkan, Ürünler Bölümü
  • Sergey Brin, İkinci Kurucu & Başkan, Teknoloji Bölümü
  • Omid Kordestani, Başkan Yardımcısı, Ticari Geliştirme & Satışlar Bölümü
  • Wayne Rosing, Mühendislik Bölümü Başkan Yardımcısı
  • Cindy McCaffrey, Başkan Yardımcısı, Kurumsal İletişim Bölümü
  • Joan Braddi, Başkan Yardımcısı, Arama Servisleri Bölümü
  • Tim Armstrong, Başkan Yardımcısı, Reklam Satış Bölümü
  • Urs Hölzle, Google Üyesi
  • Craig Silverstein, Teknoloji Bölümü Yöneticisi

Google’ın sözcük anlamı

Google, “googol” sözcüğünün üzerinde oynanmasıyla ortaya çıkmıştır. Edward Kasner adındaki Amerikalı matematikçinin yeğeni Milton Sorotta tarafından üretilmiş olan “googol” sözcüğü 1 ve onun ardından 100 sıfırın gelmesiyle oluşan sayıyı belirten matematiksel bir terimdir. Google’ın bu terimi kullanması, şirketin yeryüzündeki tüm bilgiyi organize etme misyonunu yansıtır.[kaynak belirtilmeli]

Google Adsense

Ana madde: Google Adsense

Web sitelerinden kazanç elde etmek için kurulmuş içerik sayfalarına hedeflendirilmiş reklam yayınlama sistemidir. https://www.google.com/adsense/

Google AdWords

Ana madde: Google AdWords

Reklam verenler için oluşturulmuş bir sistem. Anahtar sözcükler belirliyorsunuz ve bu anahtar sözcüklerin geçtiği sitelerde reklamınız yayınlanıyor siz de her tıklama için bir ücret ödüyorsunuz. http://adwords.google.com/

Google Earth

Ana madde: Google Earth

Dünyanın çoğu bölgesini istendiği gibi 3 boyutlu izleten, ülkelerin önemli yerlerini gösteren ve bunun gibi bir çok özelliğe sahip olan bir program. http://earth.google.com

Google’ın verdiği hizmetler

Google, arama motoru hizmetinin yanı sıra aşağıdaki hizmetleri de sunmaktadır:

Gmail

Gmail logo

Gmail logo

http://gmail.google.com ( Gmail, Google’ın e-posta hizmeti. Alanı 5 GB‘nin üstündedir. Eskiden bir Gmail üyesinin davetiye göndermesi yoluyla ya da cep telefonu yoluyla Gmail hesabı edinilmekte iken artık davetiye sistemi kullanılmamaktadır.)

Google Takvim

http://www.google.com/calendar/render ( yılın önemli günlerinini cep telefonuna SMS ( ücretsiz servis ) olarak gönderi yapıyor.

Google Docs & Spreadsheets

http://docs.google.com (Google’ın web tabanlı sözcük işlemcisi ve hesap tablosu uygulamaları)

Uydu fotoğrafları ile harita desteği

  • http://maps.google.com (Harita ve uydu görüntüleri)
  • http://moon.google.com (Ay’ın uzaydan çekilmiş görüntüleri)
  • http://mars.google.com (Mars’ın uzaydan çekilmiş görüntüleri)

Google dil desteği

  • http://services.google.com/tcbin/tc.py (Google Türkçe dil desteği: Google Sizin Kendi Dilinizde Projesi)
  • http://www.google.com/language_tools (Google’ın birçok dildeki web sayfasını ve metni İngilizceye tercüme eden ve yine İngilizce web sayfalarını ve metinleri başka dillere tercüme eden hizmeti)

Google üzerinden indirilebilen uygulama hizmetleri

  • http://talk.google.com (Google’ın Gmail hesabı olanlar için hazırladığı internet üzerinden mesajlaşma ve sesli görüşme yapılabilecek program)
  • http://pack.google.com/ (Google’ın faydalı ücretsiz yazılımları derlediği paket programı)

GSM (GPRS üzerinden internet) hizmetleri

  • http://www.google.com/sms/ (Amerika bölgesel cep telefonu haritası upload hizmeti)
  • http://www.google.co.uk/sms/ (İngiltere bölgesel cep telefonu haritası upload hizmeti)

Diğer hizmetler

  • http://google.com/ig (Google Kişiselleştirilmiş Giriş Sayfası)
  • http://images.google.com (Resim, fotoğraf, grafik, çizim arama motoru)
  • http://video.google.com (Video arama motoru)
  • http://groups.google.com (E-posta grubu hizmeti Google Groups)
  • http://blogsearch.google.com (Blog arama hizmeti)
  • http://www.google.com/patents (Patent arama motoru)
  • http://trends.google.com/ (Google’da en çok aranan sözcükler)
  • http://books.google.com (Basılı kitaplar arama motoru)
  • http://scholar.google.com (Akademik makaleleri, kitap bilgilerini ve göndermeleri arama motoru)
  • http://catalogs.google.com (Yayınevlerinin kataloglarını aramaya ve sayfa sayfa okumaya yarayan motor)
  • http://news.google.com (ingilizce haberler)
  • http://reader.google.com (RSS ve ATOM okuyucu hizmeti)
  • http://labs.google.com/sets (Aynı kümeye giren başka sözcükleri öğrenmeye yarar)
  • http://labs.google.com/ (En son geliştirilme sürecindeki Google prototip proje uygulamaları hakkında)
  • ayrıca Google Street Wiev adında bir hizmet daha vardır ama sitesi google maps içindedir.

İşiniz e-ticarete uygun mu?

İşiniz e-ticarete uygun mu?

Online olarak ürün ve hizmet satmak bazen sağduyunuzu kullanmak kadar kolay olabilir.

Online olarak ürün ve hizmet satmak bazen sağduyunuzu kullanmak kadar kolay olabilir. Sıkça ziyaret edilen bazı Web sitelerine bir baktığınızda, kitapların ve müziğin online ticarete olumlu bir etki yapıyor olduğunu kolayca anlarsınız.

Peki bunun aksine, patlayıcı madde satan kaç tane Web sitesi bulabilirsiniz? (birkaç tane bulduysanız, bu durum ülkenin yasalarında bir sorun olduğunu gösterir.)

Başarılı bir online satış, ne sattığınıza, nasıl sattığınıza, kimlere sattığınıza ve rakiplerinizin kim olduğuna bağlıdır. E-ticaret’e geçmeyi düşünüyorsanız, bu satış yöntemine ne kadar uygun olduğunuzu anlamak için aşağıdaki soruları gözden geçirin.

Ne satıyorsunuz?
İlk adım olarak, sattığınız ürünün veya hizmetin online olarak “satılan” ürünlerin özelliklerine uyup uymadığını belirleyin. Kataloglar ve doğrudan ulaşan diğer kanallar yoluyla satılan ürünler genellikle Web’e elverişlidir. Seyahat planlama gibi bazı hizmetler de online Satış için oldukça uygundur. Aşağıdaki liste, genel ürün kategorilerini ve online olarak iyi satıp satmadıklarını göstermektedir.

Online olarak iyi sattıkları kanıtlanmış olanlar:

Ticari mal (CD’ler, kitaplar)
Meraklılarına hitap eden ürünler (aşçılık malzemeleri, spor ürünleri)
Ürünün incelenemediği hizmetler (seyahat hizmetleri, online alışveriş)
Sık sık satın alınan öğeler (yedek parçalar, büro malzemeleri)
Teknolojik ürünler (yazılım, bilgisayar)
Zor bulunan öğeler (baskısı tükenmiş yayınlar, nadir bulunan pullar)

Online olarak zor satılanlar:

Nakliyesi zor olan ürünler (mobilya)
Bölgesel pazara yönelik hizmetler (saç bakım merkezleri)
Yasal olarak satılması zor olan ürünler (patlayıcılar)
Önceden denenmesi, prova edilmesi gereken ürünler (elbiseler)
Uygulamalı yardım gerektiren öğeler (gelinlik kıyafetleri)

Müşterileriniz Internet’ten yararlanıyor mu?
E-ticaret konusunda en önemli noktalardan biri de, hedef kitlenin satmayı planladığınız türden ürün ve hizmetleri satın almak için Internet’i kullanıyor olup olmadığıdır. Teknik olarak uygun bir müşteri tabanına hizmet etme, online ticaretin şirketinize yararlı olabileceğine ilişkin iyi bir ipucudur.

Ayrıca, bölgesel olarak satış yapıyorsanız, ancak ürünleriniz tüm kesimler için cazip gelebilecek bir özelliğe sahipse, işinizi geliştirmede e-ticaret iyi bir yol olabilir. Son olarak, istemcileriniz hareketli, yoğun bir hayat yaşıyorsa, online alışverişin zamandan tasarruf sağlayan özelliği onlara çekici gelebilir. Öncelikle, bilgisayarları pek kullanmayan, bölgesel bir kitleye satış yapıyorsanız, müşterileri online olmaya ikna etmek için gereken çaba sağlayacağınız kazanca değmeyebilir.

Rakipleriniz Internet’i kullanıyor mu?
Online olarak fazla rakibinizin olması, ürünlerinizin ve hizmetlerinizin e-ticaret’e oldukça uygun olduğunun bir işaretidir. Ayrıca, yapılması gereken acil bir şeyi de gösterir: Sitenizi farklı bir hale getirmek.

Dolaylı veya doğrudan rakibiniz konumunda olanların sitelerini gözden geçirip, müşterinin gözündeki değerinizi arttıracak biçimde onlardan farklı bir site oluşturarak benzersiz bir hizmet sunun. Örneğin, online olarak çocuk oyuncakları satmak istiyorsanız, ülke çapında mağaza zinciri bulunan satıcıların e-ticaret uygulamaları ile rekabet etmekte zorlanabilirsiniz. Arzın az olduğu bir alanı hedef alarak (eğitimde kullanılan oyuncaklar, roman karakterleri ile ilgili oyuncaklar vb.) daha başarılı bir şekilde rekabet edebilirsiniz.

Rakipleriniz Internet’i kullanmıyorsa, niçin kullanmadıklarını kendi kendinize sorun. Bu, yararlanabileceğiniz yeni bir alan olabilir. Veya tersine, onların ortada gözükmemesi, sizin de bu alandan uzak durmanız gerektiğinin bir işareti olabilir. Müşterilerin ürününüzü Web kanalıyla satın alacağından yine de eminseniz, bu inancınızı pazar araştırmaları ile destekleyin. Müşterilerin online alışkanlıkları hakkında onlardan bilgi alın veya Internet’in endüstrinizi nasıl etkilediğini araştırması için ticari birliğinize başvurun.

E-ticaret’i hayata geçirebilir misiniz?
Her yeni dağıtım kanalında olduğu gibi, gereken düzeyde hizmet ve destek sağlayabilmek için, şirket kaynaklarınızın bir kısmını e-ticaret’e ayırmanız gerekecektir. Web üzerinden gelen ek işleri karşılamanın yanında, sitenizin gerektiği gibi çalışmasını sağlayacak görevleri de yerine getirmeniz gerekecektir:

Giden müşteri iletişimini yönetme
Müşteri anketleri uygulama
Site içeriğini güncelleme
Nakliye yöntemlerini ve seçeneklerini ayarlama
Sitenin düzenli olarak bakımını yapma
Site güvenliğini sağlama ve sürdürme

Online satış kanalınızdan en iyi verimi alabilmeniz için, sitenizi oluşturmadan önce personeliniz arasında bu görevlerle ilgili olarak bir görev bölümü ve bu görevlerin yerine getirilmesini sağlayacak bir plan yapın

En çok taklit edilen yıldız

En çok taklit edilen yıldız

Sinemanın sarışın bombası Marilyn Monroe’nun 1962 yılında henüz 36 yaşındayken ölmesinin üzerinden 40 yılı aşkın bir süre geçti. Ama hala yerini kimse dolduramadı ve o 40 yıl sonra yetişen yıldızların bile taklit ettiği bir efsane. İşte gösteri dünyasının en çok taklit edilen yıldızı Monroe ve onun izinden giden çağımızın yıldızlarının ünlü pozları.

Beyazperdenin ıslak aşıkları

Beyazperdenin ıslak aşıkları

Edebiyat tarihinin unutulmayan aşıkları olur da beyazperdenin olmaz mı. İşte büyülü perdenin sırılsıklam aşıkları…

Sinemanın unutulmayan aşk sahneleri

Sinemanın unutulmayan aşk sahneleri

Kimi gösterildiği dönemlerde büyük sansasyon yarattı. Bazı çevreler tarafından lanetlendi. Kimi de aşkın en güzel ifadelerinden biri olara sinema tarihine geçti.